Dreamtattoo Kalıcı Dövme (Tattoo) & Piercing Kadıköy İstanbul

Tattoo Gerçekliği

Bir sanat dalı olan dövme (tattoo) hayatın kendisi kadar gerçektir. Onu taşıyan kişiyle birlikte kaybolur. Mapara resimleri, heykeller ve mimari eserlerin hepsi uzun bir ömüre sahiptir ve yok olmuş uygarlıkların kültürlerini yansıtırlar. Dövmeyi simgeleyen işaretler, seramik figürlerdeki işlemeler, tahtaya oyulmuş delikler hikayeyi anlatırlar. Dövme sanatı da genel olarak sanatla ilgili bir hikayeyi anlatır. Bu işaretlerin sağladığı kanıtlar çoğunlukla reddedildi ya da yanlış anlaşıldı ta ki dövme (tattoo) sanatının varlığı insan kalıntılarının ve mumyaların keşfedilmesiyle ya da Heredotus, Marco Polo ve tabi ki James Cook gibi tarihçilerin ve araştırmacıların raporlarıyla doğrulanana kadar.

Dövmeler, ilgi, hayret, hayranlık ve saygıdan, korku - tiksintiye kadar çeşitli tepkiler uyandırırlar. Şaşkınlığa ya da kızgınlığa maruz kalırlar ve onları taşıyanlar istek veya korku uyandırarak değerlendirilir ya da yargılanırlar. Dövme her zaman için bir arkadaşın ya da bir düşmanın zihninde, bilinçli ya da bilinçsiz olarak ilgili kişinin eğitimli, cömert veya kapalı fikirli ve dar görüşlü olup olmadığıyla ilgili olumlu ya da olumsuz sorular uyandırır. Bu sorular, genellikle teknikle değil, dövme (tattoo)nin anlamıyla hizmet ettiği amaçla ve konunun çoğunlukla yanlış ya da eksik ifade edilen bu en önemli yönüyle ilgilidirler. Kabul edilmelidir ki, dünyanın uzak köşelerinde yaşayan ilkel insanların dövme (tattoo)lerinin tarihi üzerinde önemli etnografik çalışmalar vardır. fakat dövme (tattoo) dünyası bütünüyle keşfedilmiş değildir. Bu tabi ki onun karmaşıklığı ve dövme (tattoo) yapımının değişik nedenlerle dünyanın her yerinde, her devrinde yapılmış ve hala yapılıyor olmasına bağlıdır. Darwin "dünya üzerinde bilinmeyen fenomen yoktur" diye yazmıştır.

Pigmentlerin deri altına işlendiği teknikte tarih boyunca büyük bir değişiklik meydana gelmemiştir. Fakat gelişmelere ve yaratıcılığın derecesine bağlı olarak nitelik açısından büyük farklılıklar meydana gelmiştir. Bu bir yanda dövme (tattoo) aletinin kullanımının kolaylığına diğer yandan da estetik kaygılara bağlıdır; dövme (tattoo) ince, siyah ve düzgün çizgilerle muntazam bir biçimde çizilmelidir. Bir de doğru miktarda pigmentin uygulanması; fazla derin olmayan, yara izi bırakmayan, kaslara zarar vermeyen, damarları koparmayan ve kemikleri çizmeyen işçilik yönü vardır. Uygulamaları arasında yanaklara piercing yapmak bazen Maori yüz dövme (tattoo)leri için kullanılan bir teknik olan ilkel toplumlar bile şaşırtıcı dövme (tattoo) teknikleri geliştirmişlerdir.

Örneğin Eskimolarda ya da doğru terimi kullanmak gerekirse İnuitler'de, renkli iğneler bir iğne yardımıyla cildin altından geçirilir ve dövme (tattoo) dikilerek yapılır. Deriye gerçekçi bir şeklin çizilmesine yönelik bir çalışma yapılmamıştır. Tasarımlar, uyumlu bir bütün oluşturmak için bir araya getirilen kesik ve sürekli çizgilerle ve çarpılarla sınırlıydı. Böylelikle bir koldan dizden iki kalçaya oradan da kasığa hatta bazen de belirli çizgilerle işlenen yüze kadar bütün bu bölgeye uygulanır.

Diğer teknikler söz konusu olduğunda, vücut bir takım ufak kesiklerle bölgelere ayrılır. Bu bölgeler sonra kertenkele gibi figürlerle ya da elmaslar, daireler ve yıldızlar gibi basit şekillerle doldurulur. Bir diğer az bilinen teknik ise çizgilerin ve kıvrımların keskin bir taşla çizilmesidir. Taylandlılar, Kamboçyalılar ve Burmalılar gibi bazı insanlar keskin uçlu uzun bir aletle cildi noktalayarak işlerler. Uzun çizgilere, kıvrımlara ve diğer bazı şekillerin yapılmasına olanak sağlayan bu teknik eski zamanlarda Avrupalılar tarafından kullanılmıştır ve hala da Kuzey Amerikalı Kızılderililer tarafından kullanılmaktadır. Ancak bu teknik geniş gölgelemelere ve koyuluklara izin vermiyordu. Bu tabi ki Hindiçin genelinde rastladığımız dövme (tattoo)yle yazı yazmaya çok müsaittir. Orada insanlar, bir dizi iğnenin, fildişi parçalarının ya da sivriltilmiş kemiklerin, bir sopanın ucuna sabitlenerek bir tırmık oluşturduğu, tarama ya da kazıma tekniği olarak da bilinen bir teknik kullanıyorlar. Dövmeyi yaparken sanatçı bir eliyle keskiyi tutar ve diğer elinde tuttuğu bir tür çekiçle keskinin tepesine ardı ardına vuruşlar yapar. Böylelikle asistanlar tarafından sıkıca çekilen sivri uçlar derinin içine sürülürler. Bu işlem, bir profesyonelin elinde oldukça çabuk ve muntazam bir biçimde yapılır. Keskiyle yapılan beş altı santimetreye kadar olan geniş alanlar ve uzun siyah çizgiler, çizgilerin ve siyah alanların kusursuz ve eşit genişlikte olduğu Samoa gibi yerlerde oldukça yaygındır. Törpülenmiş ya da bilenmiş küçük aletler kullanılarak narin çizgilerden oluşturulan modeller Yeni Zelanda yerlilerinin yüz dövme (tattoo)leri moko ile tam olarak aynı şekilde sadece birkaç milimetre uzağa yerleştirilirler.

Bir başka karmaşık el tekniği ise Japon metodudur. Bu metotla dövme (tattoo)ciler belirli bir modelin oluşturulması için iğnelerle birleştirilen bir dizi değişik sopa kullanırlar. Detaylar için en fazla 3 iğneye ihtiyaç duyarlar, ancak diğer taraftan ince ve kalın çizgiler daha fazla gerektirir, renkli ve siyah alanlarda büyük miktarda iğne gerektiriler. Bokashi tekniği olarak bilinen durumda, 27 iğne, siyahtan, siyahtan renksize doğru yumuşak bir geçişle dünyanın en güzel gölgeleri oluşturulabilir. Fakat elektrikli dövme (tattoo) makinesinin icadıyla birlikte Japon el tekniği şu an sadece dövme (tattoo) sanatçılar ve mahkumlar tarafından kullanılmaktadır.

İlk kez 1891 yılında Samuel Reilly tarafından patenti alınan elektrikli dövme (tattoo) makinesi o tarihten itibaren oldukça yaygınlaştı. Toptan üretilen ve büyük miktarlarda satılan dövme (tattoo) gereçlerini ve makinelerini tedarik eden birçok firma var. Bir elektromagnetik ve zemberekten meydana gelen işletim mekanizması icadından beri 100 yılı aşkın bir süredir değişmeden günümüze gelmiştir. Dikey hareketle çekiçleme aletlerinin yanı sıra dönen makinalar da vardır. Dönen makinelerde elektromotora bağlı bir cüzenteker vardır ve dairesel hareketler bir şaft aracılığıyla dikey hareketlere çevrilir. Bunun başlıca avantajı ses yapmamasıdır fakat bunun haricinde elektromagnetik makine çok daha üstündür. Dönen mekanizmadan oluşan makineler sadece amatörler ve bir kasetçaların, elektrikli bir tıraş makinesi ya da elektrikli bir diş fırçasının motor olarak kullanılabildiği cezaevlerinde kullanılır. Yine de sonuçlar çoğu kez şaşırtıcı oranda iyidirler.

Her iki makinede de iğne bir kulpa monte edilmiştir; profesyoneller onları lehimler, amatörler ise bağlar zamklar ya da tutkalla; iğen, iğnenin şekline göre sivriltilmiş ya da düzleştirilmiş borumsu bir kulpun içinde olan bir kanalın arasına doğru hareket eder. Profesyonel kullanımda bu kulp cerrahi çelikten bir boruyla ayrılmıştır, öte yandan amatör bunun aksine tükenmez kalemlere, hartuç sandığına, samana ya bükülmüş kaşığa, hamurla diş macunuyla, çikletle katranla ya da erimiş plastikten tutturulan ya da bakır telle veya bantla birleştirilmiş, tahtadan, plastikten ya da aluminyumdan yapılmış I şeklindeki tutacaklara başvurur. Pigmentler, kurumda yanık yemişlerden, reçineden, yakılmış insan, hayvan, bitki ve diğer organik maddelereden elde edilir ve alkol, su, idrar, tükürük, kan, sperm, ya da bitki özleriyle seyreltilir.

Dövmeler bir zaferi ya da yenilgiyi simgeleyebilir, neşenin ve hüznün göstergesi olarak bir törenin ya da bir ayinin parçası olarak şarkı ve dans eşliğinde uygulanabilirler. Aynı bir safhası dövme (tattoo)nin zamanını belirleyebilir, özel bir yıldız takımının ya da bir mevsimin belirleyeceği gibi. Bazı insanlar belirli görüşler, tabular, yeminler ya da emir nedeniyle dövme (tattoo) yaptırırlar. Dövme yaptırma kararı gönüllü, temkinli ve iyi düşünülmüş olmalıdır. Fakat birilerine zorlanmış da olabilir ya da neşeli bir durumda anlık bir kararla yaptırılabilir. Kişinin zihni karışık olabilir, kendi davranışlarından sorumlu olmayabilir, alkolün ya da bazı ilaçların tesirinde olabilir. Bazen dövme (tattoo) geleneksel dini bir takım geçmişe sahip olabilir, bazen de şehvetin, sadizmin, işkencenin ya da batıl inancın sonucu olabilir. Dövme yaptırmanın, Christopher Scott'un ilgi çekici kitabı "Skin Deep Art, Sex and Symbols" da çoğunu açıkladığı inanılmaz çeşitlilikte nedenleri vardır ve bunların bazılarını burada tekrar ele alacağım.

Scott'un değindiği birinci tür dövme (tattoo), vücut boyamadan gelmiş olması muhtemel olan avlanmada kamuflaj amaçlı olanıdır. Ancak bunun somut örneklerini görmüş değilim. Belgelenmiş olanlar av ganimetlerini ya da başarılı bir avı betimleyen dövme (tattoo)lerdir. Diğerleriyse avlanılan hayvanı teskin eden, onun affını hatta onayını isteme amaçlıdır. Avın insan olduğu, yamyamların ve kafa avcılarının avlanmalar da dövme (tattoo) şeklide gösterilmiştirdir mesela boynu vurulmuş bir düşman gibi. Borneo yerlerinde mahkum edilmiş çocuklar için semboller vardır; esir etme, kaçırma ve köle etme tek bir göğüs dövme (tattoo)sinde gururla anlatılır. Kurbanlar için felaketin derecesi, çocuk taşımak için göğse yerleştirilen bir tür geleneksel şalla ifade edilir.

Diğer bir dövme (tattoo) türü dini temellidir; insanlar cennette bir yer garantilemek dövme (tattoo) yoluyla Tanrıya ve dünyaya bağlılıklarını göstermek isterler. Naga kadınlarında kişinin evli olduğu ve cennette kocasını beklemesine izin verildiği kanıtını sağlar. Dövmeler burada bir tür pasaport, çeşitli ilahi sahalara giriş bileti fonksiyonunu görüyor. Bu açıdan dövme (tattoo)lerin ne kadar önemli olduğu, cesetlere bile dövme (tattoo) yapıldığı gerçeğiyle ortaya çıkıyor.

Hindistan'da ve Tibet'te dövme (tattoo)ler ergenlik çağı ve hamilelik gibi hayatın zor dönemlerinden geçerken yardım sağlıyorlar ve aynı zamanda hastalığı ve kederi atlatmaya yardımcı oluyorlar. Sonuncusu yani keder kişinin kendisini dövme (tattoo)cinin iğnesine bırakma isteğinin özellikle sık rastlanan bir başlangıcıdır. Fiziksel acı yoluyla zihinsel acıyı bastırma girişimi kötürümlüğe, yanıklara ve bir uzvun kesilmesine kadar varabilir. (birkaç örnek verilmesi gerekirse; parmaklar ezilmiş ya da kesilmiştir, saçlar yolunmuş, derinin tabakası kazınmıştır, ön dişleri kırılmıştır ve yüz yanıkları sıcak taslarla yapılmıştır) İnsan merhumu bu yolla anarlar ya da onları dövme (tattoo)lenmiş bir hatırası ile onurlandırırlarr. Havai'de insanlar, acılarına dil üzerine bir dizi noktadan ve çizgiden oluşan özel yas dövme (tattoo)leriyle tanıklık ediyorlar ki bunlar hiç de acısız değiller.

Bat Dünyasında da "ölüm sembolü" ve "hatırasına" dövme (tattoo)leri oldukça yaygındır. Bir babanın, annenin, kardeşin, sevilen ya da hayran olunan bir kimsenin anısına bir dövme (tattoo) yoluyla canlı tutulur mesela merhumun adının yazılı olduğu güller, haçlar ve bayraklar buna birer örnektir.

Ya da bir diğer alternatif ise gerçekçe bir portre ya da üzerindeki kafatası şekli bulunan bir mezar taşı. Bu davranışlar kederle uzlaşma girişimlerini gösterir. Kişi bir insanın kaybıyla sınırlı değildir; sevilen bir hayvan da bu şekilde anılabilir.

Hamilelik, ergenlik ve hatta orta yaş krizleri durumunda da dövme (tattoo) tamamıyla farklı bir rol oynar. Gençler yetişkin dünyasına ilk adımlarını atarlar ve cesaretlerini, bağımsızlıklarını ve maceracı ruhlarını simgeleyen dövme (tattoo)ler seçerler. Hayran oldukları bir gruba ya da alt kültürlere dahil olurlar ve nişanlarının derilerine işlenmesine izin verirler. Onların karşıtları, orta yaş krizlerinin kurbanları, bir gençlik cüretinin pençesine düşerler ve dövme (tattoo)lerini, bağımsızlıklarını, isyanlarını ve bireyselliklerini kanıtlamak için kullanırlar.

eXTReMe Tracker